Ramil Guliyev kimdir? – Dünya Atletizm Şampiyonası

İsmini şimdiye kadar duymadığımız Ramil Guliyev dün gece İngiltere de gerçekleştirilen 16. Dünya Atletizm yarışması 200 mt koşusunda birinci gelerek ismini dünyaya duyurdu ve ülkemizi sevince boğdu.

Ramil Guliyev kimdir?

27 yaşında olan Ramil Guliyev 29/05/1990 tarihinde Azerbaycan’nın Bakü şehrinde doğmuştur. 2011 yılına kadar Azerbaycanın sprint atleti iken 2011 yılında Türk vatandaşı olmuştur. Bu durum, Azerbaycan Atletizm Federasyonu tarafından olumsuz karşılanmıştır.

2009 yılında gerçekleştirilen Gençler Atletizm Şampiyonasına katılmış ve 100 mt de gümüş 200 mt de altın madalya kazanmış bu dalda gençler rekorunun sahibi olmuştur.

 

Usain Bolt’tan sonra 2.

Usain Bolt’tan sonra 200 metre koşusunda en iyi ikinci zaman sahip olan Ramil Guliyev 2009 da verilen “Avrupa Atletizminde Yılın Yükselen Yıldızı Ödülü” nde 2. olmuştu.

 

Ramil Guliev Yarış sonrası röportajı videosu

 

 

Azerbaycan Uyruklu Türk Atlet Ramil Guliyev Dünya Şampiyonu Oldu

 

 

Cumhurbaşkanı kutladı

Cumhurbaşaklığı basın merkezi tarafından yapılan açıklamada ise “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tebrik telgrafı göndererek milli atletimizin başarısını kutladığı” belirtimiştir.

 

Hava Parası

Hava Parası, bir işletmenin içinde bulunduğu gayrimenkule ; ticari olarak katkılarının devir esnasındaki bedelidir. Bir taşınmazı belli tutarda kira bedeli ile tutmaya istekliler arasından en istekli kişinin belirlenmesinde kullanılan tutardır.

Bir gayrimenkul; arz- talep dengesinde belirlenen tutar üzerinden kiralanır. Yeteri kadar istekli kiracının olmadığı bir durumunda devir ücreti söz konusu olmayabilir.

Mantık olarak boş dükkandan devir ücreti alınmaz. Boş dükkana girip onu faaliyet konusunda geliştiren müşteri potansiyeli oluşturan kiracı, devrederken yeni kiracıdan devir parası ister.

Devir ücreti; taşınmazın faaliyet konusunu devem ettirebilmesi için; ticarethanenin sahip olduğu donanımın toplam maliyeti ve işyeri nin sabit müşterisinin işyerine getirisinin (MAKUL BİR SÜRE GETİRİSİNİN) net bugünkü değeri tutarında olmalıdır. Yani aniütelerin net bugünkü değerinin hesaplanması durumu söz konusudur.

Ancak ülkemizde sermayenin ehil olmayan ellerde dolaşması, vergi uygulamalarındaki boşluklar, ahlaksız sermayedarların çokluğu rant savaşlarını kızıştırmış ve fahiş devir paraları literatüre girmiştir.

Devir ücretinin böyle kötüye kullanılması durumu olduğu gibi iyi yanları da vardır. Bunlardan biri; yeteri kadar iş yapamayan , sık sık kiracı değiştirmek durumunda kalan gayrimenkullerde, kiranın ödenemediği durumlarda dükkanın devrine rıza vermek için çağrılan mal sahibine devir ücreti ödenirken,  geçmişte alınamayan kira bedellerinin ödenmesini sağlamasıdır. Devir parasının alınması; ödeyeni, işe , işyeri ne daha fazla bağlayacağından (ödediği devir parasına yakın bir bedeli almadan dükkandan çıkmak istemeyeceği için) mal sahibine dükkanın, sermayesi güçlü olmayan gayri ciddi kiracıdan korumak için bir fırsat verir.

Ne dedik; “Devir ücreti; taşınmazın faaliyet konusunu devem ettirebilmesi için; ticarethanenin sahip olduğu donanımın toplam maliyeti ve işyeri nin sabit müşterisinin işyerine getirisinin (MAKUL BİR SÜRE GETİRİSİNİN) net bugünkü değeri tutarında olmalıdır.”  Ancak bunun istisnası olan durumlar da mevcut; örneğin Bir özel okul işletmesi var; okulu işletememiş, tamamen boşaltmış, bu sene öğrenci kayıt zamanını da geçirmiş.  Okulu devretmek için hava parası istiyor. Donanım var mı? – yok. İşletmenin potansiyel geliri var mı?- yok. Ozaman neyi satıyor? -“Bölge halkının orada bir okul vardı, hala açık mı acaba? bizim çocuğu oraya yazdırsak” izlenimini satıyor.

Peki mal sahibi, bir faaliyet konusunda işletemediği dükkanını devir parası alarak kiralayabilir mi? Yukarı da dediğimiz gibi boş dükkanın hava parası olmaz, ama yine yukarıda söylediğimiz gibi ahlaksız adam çok.

Yazının içinde devir ücretinin hesaplanması ile ilgili bir fikir vermeye çalıştım. Ancak bir düzeltmeye ihtiyaç var; Devir ücreti, işletmenin marka değeri değildir. İşletmenin Know-How undan ayrı, Personelinden ayrı, ticari bilgi ve becerisinden ayrı olarak sadece lokasyon ve yerden mütevellit getirilerinin değeridir.

ATIL UZUN

SPK Lisans No: 401221

Sorumlu D.U.

 

Gayrimenkul değerinin yüzde kaçına kredi çıkar ?

Konut kredisinde (mortgage) Gayrimenkul değerinin % 75 ine kredi kullanılabilmektedir. Burada ufak ayrıntı, inşaa seviyeli mülklerde taşınmazın inşaa seviyesinin % 70 i geçmesi gerekmektedir. Bu tamamlanma oranı emlakçının yada müteahitin söylediği inşaa seviyesi oranı olmayıp bankanın kullandığı bir seviye belirleme tablosundan hesaplanır. Yani çoğu zaman müteahitin bu bina % 90 seviyesinde dediği durumlarda, eksperin belirlediği inşaa seviyesi ancak % 70-75 lerdedir. Aksi takdirde konut kredisi kullanamazsınız. Kullanabileceğiniz kredi miktarı dairenin halihazır inşaa seviyesine göre değerinin % 75 idir.

İnşaa seviyesinin % 70 i geçmediği durumlarda bazı bankaların verdiği -inşaat tamamlama kredileri- vardır. Bunların faiz oranları konut kredisi faiz oranına yakındır.

Ticari krediye konu ipotek teminatlı kredi kullanımında, kredi oranı gayrimenkul değerinin % 50 sini geçemez.

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı SPK Lisans No: 401221- ATIL UZUN

En iyi yatırım

Herkesin cevabını aradığı sorular vardır. Çoğunluğu nasıl para kazanabilirim?  türevleri olan bu soru grubunun bir sonraki aşaması olan parayı kazandıktan sonra nasıl ve nereye yatırım yapabilirim? sorusuna cevap vermeye çalışacağım keza ilk soru grubuna verebilecek hiç cevabım yok.

Zaten “Bilen YAPAR, Az Bilen AKIL VERİR” gibi güzide bir söz de lügatta yerini almıştır.

En iyi yatırım ticarettir. Biz onu beceremedik, yapabileni de alıp yürüyor zaten. Ülkenin gerçek kalkınmışlık seviyesini zenginliğini nasıl nereden elde ettiği gösteriyor ki; bizim zenginliğimizin sebebi bu değil.

Bizim zenginliğimizin sebebi -Gayrimenkul- . Gayrimenkul yatırımı, Gayrimenkulün değer artış oranının Dolar, euro, altın gibi tüm türevlerini geçtiği sabittir. Tabi ki nerede? Büyük şehirlerde. Keza Ülkenin taşının toprağının altın olduğu yerler buralar. Keza ülkenin yarısı m2 si 1-2 TL den satılık ama alıcı yok. Yabancılara arazi satışı kanunla yasaklanmasa yani adamlar ülkenin yarısını alıp ismini değiştirecekler neredeyse o kadar ucuz. Bu ayrı bir tartışma konusu.

Bahsetmek istediğim konuya geri dönüyorum; ne yapacağınızı bilemediğiniz paranızı gayrimenkule yatırın. Dikkat ettiyseniz paranız var ve yatırım aracı arıyorsunuz. Olmayan paranızla yatırım yapmaya kalkarsanız geçmişte olduğu gibi gayrimenkul değer artış oranı paraya ödediğiniz kredi faizinden daha fazla olur garantisini veremiyorum. Ha yine bunu yapıp gayrimenkulden kazanacaklar olacaktır. Ama yukarıda da bahsettiğim gibi zahiri zenginliğimiz hep kredi zenginliği olduğundan bu borçlar eninde sonunda patlayacaktır. Patlamadan kastım; ufak bir kriz, Allah korusun bir savaş durumu vs. . Çok şükür ki ülke ekonomisinin kırınganlığı eskisi kadar değil. Ama dedim ya zahiri zenginlik diye.

İstanbul için konuşuyorum; gayrimenkullerin senelik değer artış oranı son 5 yıl için ortalama %15-%20 aralığında oldu. Konut yatırımlarında amorti süresi 240-260 ay civarında, dükkan yatırımlarının amorti süresi 150-180 ay aralığında seyretmekte. Arsa yatırımlarında kiralama durumu zayıf olduğundan değer artış oranı daha fazla oldu.

Önünü bu kadar görebilmek güzel tabi, “ooooo gayrimenkulü aldım, kesin kazandıracak süperr” diyen bir çok gayrimenkul zengini, başka iş yapmayan, gayrimenkulünün kiralarıyla geçinen BMW, mercedes binen insanlar türedi. Ama dedim ya üretmeden zenginlik , zahiri zenginliktir.

Suriyedeki kardeşim bilemezdi gayrimenküllerinden sadece koruyabildiklerinin sahibi kalabileceğini,  Tapu Müdürlüğü binasının yıkıldığı gün, aslında hiç bir şeye sahip olmadığını. Elindeki tapu senetlerine kimsenin artık kıymet vermediğini.

Nereden nereye geldik. Neden böyle bitirdim; beyin fırtınası yapalım. farklı açılardan mevzulara bakmayı öğrenelim.

 

ATIL UZUN

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı SPK Lisans No: 401221

 

Hangi sandıktan kaç oy çıktı nasıl öğrenebilirim?

Hangi sandıktan kaç oy çıktı nasıl öğrenebilirim?

Kesin seçim sonuçlarını YSK açıkladıktan sonra öğrenebilirsiniz. Oy kullandığınız sandıkta hangi partiye kaç oy çıktığını öğrenmek istiyorsanız il, ilçe ve oy kullandığınız sandık numarasını girerek sorgulama yapabilirsiniz.

Oy kullandığınız sandıktan hangi partiye kaç oy çıktığını öğrenmek için buraya tıklayarak sorgulama yapabilirsiniz.

Bu sonuçlar kesin değildir, sonuçlarda bir hata olduğunu düşünüyorsanız yada bir hata tespit ederseniz kendinizi yakın hissettiğiniz parti ya da ilgili kuruma bu hatayı iletebilirsiniz.

28 – 30 Ekim ve 2 Kasım tarihleri tatil olacak mı?

Bu makale geçmiş yıllardaki uygulamalar göz önünde bulundurularak hazırlanmış ve yapılan analiz sonucu olabilecek tahmini ifade etmektedir.

Buna göre 29 Ekim ve 1 Kasım seçimlerinden dolayı ilan edilecek tatil günlerinin şöyledir.

Şu an

1haber .com

adresindesiniz.

28 – 29 ekim 2015 tatil mi? 30 ekim 2015 tatil mi? 2 Kasım 2015 tatil mi?

28 Ekim 2015 – yarım gün – Çarşamba

29 Ekim 2015 – 1 gün – Perşembe – Cumhuriyet Bayramı

31 Ekim 2015 – 1 gün – Cuma

31 Ekim 2015 – 1 gün – Cumartesi (Hafta Sonu)

1 Kasım 2015 – 1 gün – Pazar  (Seçim Günü)

2 Kasım 2015 – 1 gün – Pazartesi (Sadece okullara)

Yukarıda ifade edildiği gibi ay sonunda kurumların yapacağı toplam tatil 4,5 gün şeklinde olacaktır.

Okullar ise 5,5 gün tatil olacaktır.

1haber.com takip edin!!!

30 Ağustos Zafer Bayramını Neden Kutluyoruz, Kutlarız?

30 Ağustos Zafer Bayramını Neden Kutluyoruz, Kutlarız?

30 Ağustos 1922 tarihi, Türk milletini esir etmek isteyen yayılmacı, istilacı güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür.

Her yıl 30 Ağustos günü kutlanan Zafer Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ulusal bayramıdır. Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos’ta başlayıp, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Mustafa Kemal’in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni (Büyük Taarruz) anmak için kutlanan bayramdır. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terketmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder.

Süleyman Şah Türbesi Nerede?

Süleyman Şah Türbesi nerededir? nerde bulunur?

Suriye’nin Halep şehrinde Karakozak Köyünde ve Türkiye’ye kuş uçuşu 30 km kadar güneyde bulunmaktadır. Türkiye’nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçasıdır.

Türbe’de Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi’nin büyükbabası ve Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah’ın ve iki askerinin naaşları bulunmaktadır.

Süleyman Şah ne zaman doğdu ne zaman öldü?
1178 tarihinde doğdu ve 49 yaşında fırat nehrini geçmeye çalışırken 1227 yılında boğularak öldü.

Türkiye ile Suriye türbe nedeniyle restleşti

Suriye hükümeti, Fırat Nehri üzerinde 1968 tarihinde başlattığı Tabka Barajının 1973 yılında tamamlanacağını ve barajın su toplamaya başlamasıyla Caber Kalesi ve Süleyman Şah’ın türbesinin tamamen sular altında kalacağını ileri sürerek Türk Hükûmetinden türbenin yerini değiştirmesini ya da türbenin Türkiye’ye naklini talep eden bir nota gönderdi. Türkiye de buna karşılık Suriye’ye bir nota verdi ve Keban Barajı’nın kapaklarını kapatarak Fırat Nehri üzerinden Suriye’ye su akışını engelledi. Bu restleşmenin ardından Türkiye bölgeye Devlet Su İşleri’nde (DSİ) görevli uzmanlar ve mimarlar gönderdi ve türbenin nereye taşınabileceğinin tespit edilmesini istedi. Ankara ve Şam hükûmetleri arasında uzun süren müzakerelerin ardından bir anlaşma imzalandı.

Anlaşmaya göre;

Türbe, müştemilatı ile birlikte Halep–Hasseki yolu üzerinde bulunan Karakozak köyü yakınındaki yeni yerine nakledilecek,

Barajın kenarında, türbenin bugünkü konumuna en yakın yerde mermerden bir kitabe dikilecek,

Türbenin bugünkü yerini tespit etmek maksadıyla, göl üstüne bir şamandıra konacaktır.

1973 yılında türbe ve karakol, Halep’e 123, Şanlıurfa’ya 92 km uzaklıktaki Fırat’ın doğu kıyısındaki Karakozak köyündeki 10.096 m²’lik yeni yerine taşınmıştır. Bilinenin aksine, günümüzde türbe, Caber Kalesi’nde değil Halep’in Karakozak köyü yakınındaki yerinde bulunuyor.

Dubleks daire alınır mı? 2 ayrı daire olarak kullanılabilir mi?

Bu makaleyi neden yazıyorum. Son yıllarda hızlanan inşaat sektöründe, kat karşılığı yapılan projelerde toprak sahiplerinin ara kat daireleri alması sonucu, müteahhitlere genelde bodrum katta ters dubleksler ya da çatı dubleksi daireler kalmaktadır. Yeni daire edinimlerinde bu tip dairelerin satışları hızla artmaktadır.

Her sektörde, her yerde olduğu gibi bu sektörde de kar marjları önemlidir, sineğin yağını çıkarmaya çalışan müteahhitler ya da aza kanaat etmeyen mi demeli, “1 e 2 almazsan ben bu işe neden gireyim” diyen mi demeli, “sattıktan sonra zaten tanımam” diyen mi demeli, işte böyle müteahhitlerinde yaptığı binalarda söz konusu dairelerin son kullanıcıyı ne kadar mutlu edeceğine yönelik açıklamalar içeren bir paylaşımdır. Tabi ki kendi görüşümdür, bağlayıcılığı yoktur.

Dubleks daire alınır !! bina yapılırken seyrettiyseniz alınır. Ocak ayında yağmurun, karın ortasında daireyi gördüyseniz alınır. Mimari projesini gördüyseniz ve harfiyen uygunsa alınır.cati-kaplama

(yazının ilerleyen bölümlerinde dubleks dairelerin kat kat ayrılıp 2 farklı daire olarak kullanılması ile ilgili de bilgi bulacaksınız)

Dubleks dairelerde genellikle Isıtma güçlükleri, terleme ve tesisat sorunları mevcuttur.

Tesisat sorunlarının başında ters dubleks dairelerin alt katına gider yapılması ve bu sistemin eğiminin, konumunun , kotunun (bazen elde olmayan nedenlerle) yanlış verilmesinden kaynaklı, sistem patlaması, alt kata su basması gibi durumlar söz konusu olabilir, mümkünse alt kata wc, banyo koymamak bu sorunların önüne geçmek adına önemli bir adım olabilir. Yine ters dubleks dairelerde bina temelinin toprak dolgudan iyi izole edilmemiş olması duvarlarda terleme, yeşillenme küflenme gibi sorunlar ortaya koyar ve dışarıdan izole edilmeyen duvarın içeriden izole edilmesi % 99 oranla çözüm olmaz. Dışardan izolasyonu iyi yapılmamış ters dubleks dairenin, izolasyon sorununun  çözümü maalesef imkansıza yakındır.

Çatı dubleksi dairelerde çatı kaplaması genelde, son yılların olmazsa olmazı Şıngıl çatı kaplamasından yapılmaktadır. Yanlış uygulayıcılarla bu sistem, başınıza büyük dertler açabilir. Birleşme yerlerinin yeteri kadar uzun parçalarla yapılması ( mineralli şıngıl parçalarının bindirmelerinde mineral parçalarının fırça ile temizlenip en az 15 cm bindirmeler yapılmalıdır, 2.kat memran uygulamasında ek yerlerinin ortalanması gerekir.) iyi eğim verilmesi, 2.kat malzemeden ve mesaiden çalınmaması durumunda iyi işler de çıkarılabilir tabi, ama nerde bizde o kalitede usta. Şıngıl uygulamalarında  yağmur oluklarının çatı arası hacimlerinin yanal duvarlarından uzak tutularak suyun bırakılmasını sağlamak gerekir, keza yanal duvarlardan sızarak yağmur oluğuna inen su her halukarda duvarı nemlendirir, çünkü dünyada su geçirmez bir malzeme yoktur, bu geçirmezse yarın geçirir, 3-5 yıl sonra geçirir.

Kiremit çatı; şıngıl dan daha iyi bir çözümdür. Uygulama esnasında saçakların bina dış konturunu 50-60 cm geçmesi ve orada suyu izole etmesi nemden kurtulmak için çözüm olabilir.

Çatı içinde yapılması gereken uygun cam yünü ve membran uygulaması dairenin ısı yalıtımı için çok önemlidir.

Teras izolasyonu için, brüt betonun üzerinde su itici astar, üzerine en az 10 cm bindirmeler yapılmış, membran uygulaması yapılmalı, bizim müteahhitler banyoya fayans yapar gibi terasa seramik yaptığından, teras altı bölümlerde terlemeler olur, odada soba yakmazsanız, o terlemeler şap şup alnınıza düşer zamanla yeşerir, size ormanda yaşıyormuşsunuz izlenimi verir.

Dış yüzeyi izole edilmemiş ve çatı arasına değilde, dış hacme cepheli tüm yüzeylerde olur, olmasına mani olan tek şey dış cephe izolasyonudur.  Bizde genelde birşey bozuk yapılınca, tüm iş bilmez ustalar bir araya gelir ve herşey birbirini tetikler, izolasyonu yapmayız, yapmadığımız gibi, çatı katı duvarlarını ince yaparız, ince yaptığımız gibi sıvasız filan ince bir alçı vururuz üstüne temizlemeden, astar vurmadan bide pürüzsüz gözüksün diye duvarın hava almasına mani silikonlu boya vururuz. Nem olması için tüm unsurları biraraya getiririz sonra da deriz ki “alla alla neden oldu ki bu terleme, küf, nem” ??

rutubetMadem izolasyon yapmadın bari bırak duvar hava alsın, ona bir yağlı boya kullan. Yoook, biz en iyisini biliyoruz, yıllardır bu işi yapıyoruz, sana mı soracağız??

Yine çatı dubleksi dairede oturmak demek binada asansör makine dairesine en yakın dairede oturmak demektir ki, çatı izolasyonunu iyi yapamamış müteahhit, kabin etrafındaki duvarlara ses izolasyonu da yapmamış demektir, bu da büyük bir dezavantajdır.

Yine izolasyon yapmaktan kaçan müteahhitlerin, ayakta durması için içerisine donatı konulması gereken bacaları, çoğu zaman donatısız, hatta, kiremit arasına sıva koymaktan bile kaçarak, sadece dışına yapılacak basit bir sıva ile oda malanın g..tüyle ayakta tutmaya çalıştıkları görülür, 2 gün sonra o bacalar uçar. Baca birleşim yerlerinden çatı su alır. Bu da genelde sadece en üst kattaki daireye dert olur. Kimse ilgilenmez. Yine şıngıl çatılarda çatı arası havalandırmalarının yanlış yönlerde ve eksik konulması nedeni ile havalandırılamayan bacaların sağlığı düşer.

Yine çatı dubleksi dairelerde, çatı akmaları ve izolasyon problemlerinin yanında, rüzgara dayanamayan çelik konstrüksiyon sistemler, eski playwood lardan kasalarla yapılmış çatı sistemlerinin, alçıpanla bağlantı yerlerinde file kullanılmamasından mütevellit, rüzgarın getirdiği çatı hareketlerinin birleşme yerlerinde çatlamalara sebep olduğu ve görülmektedir. Bu durum da moralinizi bozabilecektir.

ahsap_cati_konstruksiyon (Örnek bir ahşap taşıyıcı birleşim yerleri )

Yine, kombinin tesisatının dubleks dairelerde alt kata yapılmış olması ve yüksek kapasitesi olmayan kombilerin sistem içindeki suyu üst kata pompalamada zorluk ve çekmesi ve üst katın ısıtılamaması sorunu bulunmaktadır.

Müteahitler genelde, “ o kadar bina yaptım, hiçbirine izolasyon yapmadım, Mercedes biniyorum, demek ki yalıtımsız da oluyormuş” havalarında olduğundan bu ve benzeri kar marjını düşürücü, maliyetli uygulamalardan kaçındığı gibi, “onu kim dediyse yanlış demiş” demekten utanmazlar.

Sonuç olarak, yalıtım uzmanı olmak istiyorsanız, vasat malzeme ile yapılmış, yapanı da belli olmayan, projesine hilafen de derme çatma yöntemlerle büyütülmüş dubleks daire alınabilir. Alıp, yalıtımın aslında ne kadar önemli bir şey olduğunu kendiniz tecrübe edebilirsiniz.

Yine çatı dubleksi dairelerin yan duvarları ile alçıpandan mamül tavan panellerinin birleşme yerlerine file uygulaması yapılması gerekir ancak mesai isteyen bir uygulama olduğundan yapmazlar ve rüzgarla birleşme yerleri zamanla açılır, çatlamalar olur eve sürekli alçıpan parçaları dökülür.

Birde faydamız dokunsun diye not düşeyim; bahçe dubleksi dairelerde alt katta, çatı dubleksi dairelerde üst katta mutlaka hava akımı sağlayacak 2 pencere yılın 12 ayı açık bırakılmalıdır. Yada birkaç cama yuvarlak menfezlerden takılmalıdır, aksi takdirde duvarlarınızda nemlenme kaçınılmaz sondur.

Söz konusu tespitlerimin tamamı, işini layıkıyla yapan müteahitleri tenzih ederek söylenmiştir.

Gelelim yine son yıllarda bu satışı çok olan çatı dubleksi dairelerin,  kat kat ayrılıp 2 farklı daire olarak kullanılması mevzuuna, katları birbirine bağlayan merdiven kaldırılması durumunda hem alt katta hem üst katta merdiven boşluğunun dairelere katılması katları genişletecektir. Ancak katlara bina cümle merdivenlerinden ayrı giriş sağlanması gerekir ki her dubleks dairede cümle merdivenden 2 kata ayrı giriş yok, burada projesi hilafına ortak mahalde değişiklik yapılması gerekebilir, böyle bir durumda şikayet durumunda yapı tatil tutanağı yersiniz. 1 ay içinde projesine uygun hale getirilmesi istenir yoksa yıkım kararı alınır. Yine dairenin elektrik ve suyunun ayrı 2 saate bağlanması imkanı bulunmamaktadır. Doğalgaz sayacının (2 abonelik şeklinde) ayrılması mümkündür. Bu durumda alt katla tamamen bağımsız olamayacağınız manasına gelir yani su ve elektrik faturasını beraber ödeyeceksiniz. (Yapı kayıt belgesi alınmışsa su ve elektrik saatlerinin ayrılması mümkündür) Çatı dubleksi dairede çatı katını alan vatandaşın alt kata nazaran ısınma maliyeti daha yüksek olacaktır. Yine tapusunu paylı biçimde bölseniz de, mülkiyet sınırları belirsiz olduğundan arsa paylarını katlara özgülemeniz mümkün değildir. Yani “alt katı satarım, üst katı satarım, krediye de uygun olur” imkanı bulunmamaktadır. (yine bu durum da yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle krediye uygun hale getirilebilir, bu notu da yazının güncellenmesi açısından düşüyorum)

ATIL UZUN- Gayrimenkul Değerleme Uzmanı

SPK Lisans No: 401221

Berlin Duvarı Neden Yapıldı?

2. dünya savaşında savaşı kaybeden Nazi Almanya’sı, savaşı kazanan kuvvetler tarafından işgal edilerek 4 bölgeye ayrıldı. Bu bölgeler; Amerikan, Fransız, İngiliz ve Sovyet bölgesidir. Kısa süre sonra batı ittifak kuvverleri idareyi kolaylaştırmak için birleşme kararı aldı. Sovyetler birliği bu ittifaka katılmadı. Batılı işgal güçleri Sovyet rejimini tehlike olarak gördü. Eski Almanya’yı yeniden inşa etmeye çalıştı. Kominizme karşı Batı Almanya da karakollar oluşturuldu. Sovyet Rusya da bu girişime karşı yeni bir oluşum geliştirmeyi amaçladı.

Ekonomisi sosyalizme dayanan, siyasi yönetimi otoriter olan Doğu Almanya’dan Batı’ya kaçışlar büyük ölçüde Berlin’den gerçekleşiyordu. Doğu ile Batı Almanya arasındaki katı sınır 1952’de çizilmişti bile. Sadece Berlin metrosunu kullanarak 1955 yılına kadar 1950’lerin başında büyük bir ekonomik büyüme yakalayan Batı Almanya’ya 270 bin insan kaçmıştır. Zamanla tel örgü ve mevzuat değişiklikleri de Batı’ya kaçışı engelleyemez duruma gelmişti.

Berlin Duvarı yapma fikri kime aittir? Hangi ülke yapmıştır?

Bunun üzerine bu kaçışları engelleyici bir duvar örme fikri, dönemin Sosyalist Birlik Partisi (SED) lideri Walter Ulbricht’in bir şeyler yapılması gerektiği konusunda Sovyet liderlerine danışması ve onaylarını alması sonucu ortaya atılmıştır. Nitekim Sovyetler Birliği, Batı Berlin’i Doğu Almanya sınırları içinde bir fesat yuvası, kapitalizmin kalesi, karşı propaganda merkezi olarak gördüğü için Berlin Duvarı’nı örmeyi çözüm olarak benimsedi.

2014 Yaz Saati Uygulaması Ne Zaman Bitiyor?

Saatler ne zaman geri alınacak?

Gün ışığından daha fazla yararlanmak için 31 Mart 2014 Pazartesi günü 1 saat ileri alınan saat uygulaması Ekim ayında son buluyor. Saatleri bu pazar günü 26 Ekim 2014 tarihinde resmi olarak sabah saat 04:00’de 1 saat geri alacağız.

Yaz saati uygulaması 1925 tarihinde çıkarılan Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanuna dayalı olarak uygulanıyor.

Yaz saati uygulaması ile ortalama 1.000.000.000 Kv saat elektrik tasarrufu yapıldığı tahmin ediliyor.

Bu tasarruf miktarı orta ölçekli bir hidroelektrik santralin yıllık üretimine karşılık geliyor.

Çocuk özlemiyle yananlara ankut güvercini

Diyarbakır’da uzun süre çocuk sahibi olamadığını belirten Orhan Demir, ankut güvercini besleyerek ikiz çocuk sahibi olduğunu söyledi. Demir, çocuğu olmayanlara kuş hediye ettiklerini belirtti.
Çocukluğundan beri güvercin merakının olduğunu anlatan Orhan Demir, yurt dışından satın aldığı kuşlarla katıldığı yarışmalarda derece yaptı. Başlangıçta az sayıda güvercine sahip olduğunu dile getiren Demir, eşinin de kendisi gibi güvercinlere ilgi duyduğunu ifade etti. Yaklaşık iki yüz tane kuşa sahip olan Demir, zamanının çoğunu güvercinlerle geçirdiğini aktardı.
Uzun yıllar çocuğu olmayan Demir, “Rüyamda beyaz elbiseli bir zat, bana ’bu keklikleri götür, yerine Ankut güvercinlerini besle’ dedi. Onları götürdüm yerine ankut güvercinlerini getirdim. Allah-ü Teala da vesile oldu. Sonradan ikiz çocuklarım oldu. Daha sonra çocuğumun ayağının üzerine yüz kilogramlık bir mermer düştü. Çocuğum hastaneye götürüldü. Ben hastaneye gidinceye kadar çocuğumu eve getirdiler. Çocuğumun durumunu sorduğumda ayağının sadece incindiğini söylediler. Ben eve gelip yavruları yoklamak için kümese baktığımda güvercinlerden birinin bağırsakları dışarı çıkmıştı. Yani güvercinler, kendilerini sahiplerine feda ediyor. Ben bunu kendim yaşadım o yüzden tüketiyoruz. İhtiyacı olan arkadaşlara, çocuğu olmayan veya çocuğu ölen arkadaşlarımıza vesile olup güvercinleri kendilerine hediye ediyoruz. Merakımdan dolayı bu işi yapıyorum, ticari amaçla yapmıyorum’’ dedi.

KUŞLARIN YILLIK MALİYETİ 6 BİN TL
Kuşların yıllık bakım masraflarının yaklaşık 6 bin TL olduğunu aktaran Demir, güvercinlerin bakım masraflarını karşılayınca egosunun tatmin olduğunu söyledi. Yurt dışından getirdiği kuşlarla girdiği her yarışmada derece yaptığını belirten Demir, “Merakımı giderdiğinde ağrı kesiciden daha iyi geliyor. Piliç ticareti ile uğraşıyorum. Hem çocuklarla, hem işle güçle uğraşabiliyorum. Posta kuşlarına bir iki tane ile başladım. Bu bende bir merak oluşturdu. Ardından Diyarbakır’da bir dernek oluştu. Derneklere ben de abone oldum. İlk olarak 2006 yılında yarışmalara katıldım. Orada ilk senede beş kupa aldım. Ondan sonra her yıl ortalama beş altı kupa aldım. Posta güvercininin iyisi Belçika, Hollanda’da bulunuyor. Orada arkadaşlarımızın vesilesi ile aldığımız yavrularla çok büyük başarılar elde ettik. Uzun mesafeli yarışmalara katıldık. Mesela elimde şuan olan kuş geçen yıl Bolu’da birinci geldi. Sabah altıda salındı. Akşam altıda evine döndü. Aynı günde on iki saat uçtu. Diyarbakır birincisi oldu’’ şeklinde konuştu.
Güvercin besleyiciliğinin güzel bir hobi olduğunu vurgulayan Demir, hedefinin beş kupa daha almak olduğunu söyledi. Demir, güvercinlerin yarışmalarda kazandığı kupalarla poz vermeyi de ihmal etmedi.
(İHA)

Maria Gaetana Agnesi Kimdir?

Google ünlü Matematikçi Maria Gaetana Agnesi‘yi Dodole yaptı.

Maria Gaetana Agnesi Kimdir?
Uluslar arası kabul görmüş ünlü matematikçidir. 3 karısı ve 21 evladı olan İpek Tüccarı “Pietro Agnesi“’nin en büyük kızıydı. Babasının maddi imkanları sayesinde kendisi için yüksek kaliteli öğretmenler tutulan Maria, daha küçük yaşlarda, Latince, Yunanca ve İbranice biliyordu. 9 yaşında, hemcinsleri için üniversite öğrenimi savunan ödevini Latince hazırlamıştı. Yirmili yaşlarda felsefe denemelerinden oluşan “Propositiones Philosophicae” kitabı yayınlandı. Babası, özel etkinlikler organize ederek, kızının tezlerini duyurulması için saray halkını evine davet ediyordu. Maria Gaetana Agnesi babasının gösteriş çabasına uygun hareket etse de, bu davetlere alet olmayı sevmiyordu. Gerçek arzusu bir din görevlisi olmaktı. Babası, ailesinden uzaklaşmaması için çok ısrar edince, 3 şartla öne sürdü: her arzu ettiğinde Allah’ın evini ziyaret edebilecekti, basit ve gösterişsiz elbiseler kullanabilecek ve balo gibi özel etkinliklere katılmak zorunda olmayacaktı.

agnesi2[1]“Agnesi Cadısı” nedir? Maria Gaetana Agnesi Matematik alanında ne yaptı? Matematik alanın da neden ünlü oldu?
Agnesi Cadısı adında matematiksel bir teorem geliştirmiştir.

Maria Gaetana Agnesi Nerelidir?
Maria Gaetana Agnesi İtalyan dır.

Metin Feyzioğlu Kimdir?

Metin Feyzioğlu Kimdir?
6 Mayıs 2013 tarihinde TBB’nin (Türkiye Barolar Birliği) gerçekleştirilen 32. olağan genel kurulunda delegelerin %50’sininin oylarını alarak TBB’nin 8. başkanı seçildi.

18 Temmuz 2012 tarihinde Bilim Yönetim ve Kültür Platformu kontenjanından CHP Parti Meclisi üyesi olmuştu. TBB’nin başkanı seçilince CHP Parti Meclisi üyeliğinden istifa etti.

Metin Feyzioğlu Ailesi?
Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu ve Leyla (Cıngıllıoğlu) Feyzioğlu’nun kızı Saide (Feyzioğlu) Buçukoğlu (1950-1969) ile Mehmet Buçukoğlu (1945-2000) çiftinin tek çocuğudur. Annesi doğum sırasında vefat edince, dedesi ve anneannesi tarafından büyütülmüştür.

Evli ve iki kız çocuğu babasıdır.

Metin Feyzioğlu Akademik hayatı nedir?
1986 yılında TED Ankara Koleji’nden, 1990 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. 1992 yılında Kamu Hukuku yüksek lisansını tamamlamıştır. Kamu Hukuku alanında 1995 yılında doktor ünvanını almıştır. 1996 yılında mezun olduğu fakülteye Ceza Hukuku alanında Yardımcı Doçent olarak atanmıştır. Columbia Üniversitesi’nde Hukuk İngilizcesi sertifikasını almıştır. 2000 yılında Doçent, 2005 yılında Profesör olmuştur. 2007 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı olmuş ve bu görevi bir yıl sürdürmüştür.

1991 yılından beri kayıtlı olduğu Ankara Barosu’nun, 10 Ekim 2010 tarihinde gerçekleşen 61. Olağan Genel Kurulu’nda kullanılan oyların yüzde 58’ini alarak başkanlığa seçilmiştir. Ankara Barosu 62. Olağan Genel Kurulu’nda oyların yüzde 60’ını alarak, ikinci kez Ankara Barosu Başkanlığı’na seçilmiştir.

kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Metin_Feyzio%C4%9Flu

Metin Feyzioğlu’ndan ilk açıklama

Görsel: İHA

Deniz Gezmiş Kimdir? 6 Mayıs 1972 de Ne oldu?

Deniz Gezmiş idam edildikten sonra bayraklaşarak devrim mücadelesinin çok önemli bir sembolü oldu; birçok sol örgüt başka konularda fikir ayrılıkları olmasına rağmen mutabık kaldıkları nadir konulardan birisi Deniz Gezmiş’in devrim önderliğidir.

Deniz Gezmiş kimdir?
Deniz Gezmiş, 27 Şubat 1947’de Ankara’nın Ayaş ilçesinde doğdu, halen (2014) yaşıyor olsaydı 67 yaşında olacaktı.Dedeleri Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Cimil köyündendir, kökleri Konya’dan bir vesile ile göç etmek zorunda kalmış. Babası Ilıca (yeni adı: Aziziye), Erzurum nüfusuna kayıtlı ilköğretim müfettişi Cemil Gezmiş, annesi ise Erzurum’un Tortum ilçesinden ilkokul öğretmeni Mukaddes Gezmiş’tir. Ailenin üç erkek çocuğundan ikincisidir. Ağabeyi Bora Gezmiş, hukuk fakültesinden ayrılıp bankacılık yapmıştır. Kardeşi Hamdi Gezmiş ise, mali müşavirdir.

Gezmiş, ilk ve ortaöğrenimini Sivas’ta, liseyi İstanbul’da Haydarpaşa Lisesi’nde okudu. Henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu.

Deniz Gezmiş neden idam edildi?
1965’ten sonra, Türkiye’de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)’nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 1965’te Türkiye İşçi Partisi (TİP)’nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. Bu tarihten sonra bir çok öğrenci haraketine katıldı, bu haraketler de aktif ve önder oldu.

İstanbul Üniversitesi’nde sağcı güçlerin 16 Mart 1969’da girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart’ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan’a kadar hapis yattı. Ardından 31 Mayıs 1969’da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran’ın sonunda Filistin’e gitti. Filistin’e gitmeden önce 23 Haziran 1969’da TMGT’nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı’na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. Eylül’e kadar Filistin’de gerilla kamplarında kalan Deniz Gezmiş, 1 Eylül 1969’da, 10 Haziran’da “üniversiteyi işgal” ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi’nden ihraç edildi. Hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 Eylül 1969’da Hukuk Fakültesi’nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmiş, 25 Kasım’da serbest bırakıldı. Ancak Yıldız Devlet ve Mühendislik Akademisi’nde Battal Mehetoğlu’nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin Gezmiş’e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 Aralık 1969’da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin’le birlikte 18 Eylül 1970’e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürdü. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte THKO’yu kurdu. 11 Ocak 1971’de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi’nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971’de dört ABD’li askerin Balgat’taki Tuslog Tesisleri’nden kaçırılması eyleminde de bulundu. Kaçırılan erler daha sonra serbest bırakıldılar.

12 Mart Darbesinin ilk günlerinden sonra Yusuf Aslan ile birlikte Sivas’a gitmekteyken motosikletleri bozuldu. Bir ihbar sonucu polislerin gelmesi üzerine çıkan çatışmada Aslan ile birbirlerini kaybettiler. Aslan o esnada Elmalı’da iken, Gezmiş ise 16 Mart 1971 salı günü Sivas’ın Gemerek ilçesinde etrafı sarılarak yakalandı ve Kayseri’ye getirildi.[kaynak belirtilmeli] Buradan Ankara’ya zamanın İçişleri Bakanı Haldun Menteşeoğlu’nun makamına götürüldü.

Mahkemesi 16 Temmuz 1971 günü Altındağ Veteriner Okulu binası’nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında Baki Tuğ savcılığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 no’lu Mahkemesi’nde başladı ve 9 Ekim 1971 günü bitti. Deniz ve arkadaşları 16 Temmuz 1971’de başlayan THKO-1 Davası’nda TCK’nin 146.maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971’de 146/1 maddesi uyarınca idam cezasına çarptırıldı. Mahkeme kararı;

“Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Mahkememiz Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını; bir kısmını tağyir, tebdil veya ilgaya cebren teşebbüs suçunu işlediğinizi sabit gördü. Türk Ceza Kununun 146/1 maddesi uyarınca ölüm cezası ile tecziyenize karar verdi.”

6 Mayıs 1972 de ne oldu?
Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, Ulucanlar Cezaevi’nde asılarak idam edildi. İdam yaftaları sonradan müze olan Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ne Anadolu Ajansı muhabiri Burhan Dodanlı tarafından bağışlandı.

Deniz Gezmiş’in Son Sözleri Nedir?
İdama tanık olan avukatı Halit Çelenk’e göre ise son sözleri “Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın işçiler, köylüler” olmuştur

6 mayıs 1972 de başbakan kimdi? 6 mayıs 1972 de iktidar da kim vardı?
6 mayıs 1972 de Başbakan Nihat Erim’di. 12 Mart 1971 Muhtırası’nın ardından CHP’den ayrılması koşuluyla hükümeti kurmakla görevlendirildi. 26 Mart 1971’de kurduğu partiler üstü hükümet 3 Aralık 1971’de istifa etti. Yeniden hükümeti kurmakla görevlendirildi. Kurduğu 34. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti 22 Mayıs 1972’ye kadar işbaşında kaldı. 1977’ye kadar Cumhuriyet Senatosu’nda kontenjan senatörü olarak görev yaptı.

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilmesine kadar varacak Balyoz Harekâtı olarak bilinen uygulamaları başlatması nedeniyle Balyoz lakabıyla anılır. “Gerekirse demokrasilerin üstüne şal örtmeli” sözü nedeniyle de Aziz Nesin tarafından kendisine Şalcı Nihat denmiştir.

kaynak:
http://tr.wikipedia.org/
http://tr.wikipedia.org/deniz-gezmis

Ravi İncigöz Kimdir?

Ravi İncigöz Şarkıcı, sanatçı, köşe ve söz yazarı; 33 yaşında, Şanlıurfa doğumlu.

Ebru Gündeş Albümündeki “ölümsüz aşklar” şarkısının söz ve müziği Ravi İncigöz’e aittir.

İstanbul’da çeşitli yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Askeriliğini yaptığı 14. Zırhlı Tugay’ da düzenlenen ‘Tugay Marşı’ yarışmasında 1. oldu ve kalıcı bir esere imza attı.

Gitar bir kitaptan bakarak çözdü ve Dörtyüz’den fazla şarkı yazdı.

Ferhat Göçer 2010 Albümündeki Kalp Kırılsa da Sever‘i besteledi.

2010 yılında ENBE Albümünde Eksik şarkısını Mustafa Ceceli ve Elvan Günaydın düet yaparak söyledi.

Güncel: 3 Nisan 2014’de yayınlanan yeni klibi albümündeki “Şeker” adlı parça oldu ve çok beğenildi.

Şeker şarkısı şarkı sözlerine bakmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Şeker şarksı klibini izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Fatih Altaylı Kimdir?

1963 Van doğumlu Fatih Altaylı 51 yaşında, eşi Hande Altaylı ve bir de kızı vardır. 1982 yılında gazeteciliğe başlamışdır. HaberTürk Tv de Teke Tek adlı programın sunuculuğunu ve HaberTürk Genel Yayın Yönetmenliğini yapmıştır. 29 Mart 2014 cumartesi günü yayınlanan HaberTürk Gazetesinde bulunduğu görevden istifa ederek, yine aynı gazetede köşe yazarlığı yapmaya devam edeceğini belirtmiştir. Galatasaray Lisesi mezunudur.

Fatih Altaylı Hangi Gazetelerde Çalışmıdır?
Cumhuriyet gazetesinde
Hürriyet gazetesi
Güneş gazetesi
Doğan Yayın Grubu
Sabah gazetesi

Hangi Radyolarda Çalışmışdır?
Best FM
Radyo D

Fatih Altaylı Hangi Kanallarda Çalışmışdır?
Kanal D
Show TV
Cine5
atv

Aldığı Diğer Görevler Nelerdir?
Galatasaray Spor Kulübü’nde Basbaşkanlık Yapdı

Fatih Altaylı’nın Aldığı Ödüller Nelerdir?
“Eğitime Katkı Onur Ödülü”

Katkıda Bulunduğu organizasyonlar nelerdir?
“Haydi Kızlar Okula”
“Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık”
“Temiz İnternet”

Fatih Altaylı’nın Twitter adresi nedir?

Ses istirahatı nedir?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 27 Mart Mitinginde yapmış olduğu konuşmada sesinin kısılması ile gündeme gelen ses istirahatı nedir? Böyle durumlar da uygulanması gereken iyileşme metodolijileri nedir?

Bu tür rahatsızlıklar da sistematik yaklaşımla ses terapi teknikleri kullanılabilir:

Ses terapilerinin sınıflandırılması, terapi tekniğinin ses kaslarının kullanım şeklini
değiştirme yöntemine göre iki bölümde incelenebilir:

1. Dolaylı Yöntemler (Endirekt Teknikler-Yardımcı Yöntemler-Vokal Ergonomi)
Bu yöntemler, temelde sese doğrudan müdahale yapılmaksızın sesi bozan faktörleri
düzeltmeyi amaçlar. Pek çok hastada sese hiç müdahale olmadan dolaylı yöntemler
kullanılarak sonuca varılabilir.

2. Direkt Ses Terapi Yöntemleri
Sesi oluşturan kaslara doğrudan müdahale etmeyi amaçlar. Đki bölümde incelenebilir:

 

Ses istirahatı Dolaylı Yöntemlere Girer ve 2 başlıkta incelenir.

1.1. Ses Đstirahatı: Hastalara en sık önerilen iyileşme yöntemi ses istirahatı olmuştur. Ancak
bazen bu basit öneri hiç uygun olmayan sonuçlar doğurabilir. Bir şancıya veya bir politikacıya
susmasını söylemek bir balerine parmak uçlarında dansı yasaklamaktan farksızdır. Ses
istirahatı, kesinlikle hiperfonksiyonel ses bozukluğunun tedavisi olarak algılanmamalıdır. Ses
istirahatı, cerrahi ve vokal yüklenmeye bağlı travmatize olmuş vokal fold mukozasına iyileşip
düzelmesi için zaman tanımaktır (13). Ses istirahatı iki şekilde uygulanır:
1.1.1. Kati ses istirahatı: Fısıltı,öksürme,gülme dahil hiç ses çıkarılmaz. Postoperatif
dönem, vokal suistimale bağlı travmatik durumlarda ve akut larenjitte iyileşmeye zaman tanır.
Süresi ortalama 3-7 gündür (14 güne kadar uzatılabilir).
1.1.2. Modifiye ses istirahatı: Hastaya göre değişebilen farklı kısıtlamalar
uygulanabilir. Yüksek sesle, uzaktaki kişilerle, gürültülü ortamlarda konuşmak yasaklanabilir.
Sesi kullanması gerekiyorsa (konser, konferans vb), sonrasında dinlendirmesi önerilebilir.
Sesi ısıtıp soğutmak ta esasen modifiye ses istirahatının amaçları ile örtüşür.

Gündönümü nedir?

Dünyamız Güneş in etrafında dönerken, aynı zamanda kendi etrafında da döner. Kendi etrafında döndüğü eksen ile dünya etrafında döndüğü eksen paralel değildir, iki eksen arasında bir açı meydana gelir. Basit bir anlatımla Dünya Güneş’e bakarken maykıl ceksın (michael jackson) gibi öne yatmıştır. Bu sebeple senede iki kez dünyanın bir kutbu Güneşe en uzak olduğu günü yaşarken diğer kutbu en yakın günü yaşar. Böylece kış ve yazlar oluşur. Dünyanın Güneşe En uzak olduğu güne gündönümü denir. Yılda iki kez tekrarlanır bu durum.

21 Aralık Kış Gündönümü dür. Bu gün kuzey yarım kürede gündüzün en kısa ve gecenin en uzun olduğu gündür. Bu günden sonra günler kuzey yarım kürede uzamaya e güney yarım kürede kısalmaya başlar.

Bu gün kuzey yarım kürede kışın ve güney yarım kürede de yazın habercisidir. Aynı şekilde 21 haziran gününe de kuzey yarım kürede Yaz Gündönümü denir. Bugünde en uzun gündüz ve en kısa gece yaşanır

Kızıl Elma Nedir?

Türklerde fethedilecek yerin fethedilme amacı, simgesi, sembolü olarak kısaca ifade edilebilir. Yararlı bir strateji olduğu söylenebilir. Zira topluluklar bu hedef etrafında toplanmıştır.

Tarihte Kızıl Elma hedefi sürekli değişmiştir, hedeflere ulaşıldıkça daha büyük ve ulaşılmaz hayallere sebep olmuştur.

Farklı kaynaklarda “Kızıl Elma” için farklı açıklamalar bulunmaktadır. Bazı kaynaklara göre “Türklerin ve Müslümanların Birliği” ulaşılması gereken “Kızıl Elma” dır. Dostluk Sevgi Kardeşlik başka bir “Kızıl Elma” dır. Türk Birliği için fethedilmesi gereken yerler de başka bir “Kızıl Elma” dır.

Başka bir kaynağa göre de bir zamanlar Osmanlı Devleti’nin Fetih Planıdır. Sırayla İstanbul, Roma ve Viyana’yı Fetih etmek..

Kızıl Elma, Türk mitolojisinde Türkler ve de özellikle Oğuz Türkleri için üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşlerdir. Türk devletleri için bir hedefin ve amacın simgesidir.

Telefonumuzun dinlendiğini nasıl anlarız-dinlemeyi engelleme yöntemleri

Eğer telefonunuz dinleniyorsa, korkmayın. Bazı yöntemlerle kimin dinlediğini bulmanız mümkün. Herkesin korkulu rüyası telefon dinlemelerine karşı,çok önemli ip uçları ortaya çıktı. Tele-kulak tarafından dinlenildiğinizi öğrenmek için dikkat etmeniz gereken koşullar ve dinlemeyi engellemek için yapabileceğiniz formüller:

Eğer ‘Casus yazılım’ varsa, telefon kullanılmaya başladığında kaynağa istem dışı SMS gönderir.

Bu nedenle ilk yapmanız gereken, ayrıntılı fatura istemek. Faturada sizin bilmediğiniz SMS görürseniz, telefonunuzda casus yazılım bulunma ihtimali çok yüksek.

Cep telefonunuzu özellikle çok fazla kullanmadığınız zamanlarda normalden daha fazla şarj etmek durumunda kalıyorsanız, bu dinlendiğine dair önemli bir işaret olabilir.

Telefonunuzu kullanırken, cızırtı ve yankı duyuyorsanız, dinleniyor olabilirsiniz.

Konuşmalarınız derinden geliyorsa ve aynı olay gün içinde 2 kez tekrarlanırsa, yine dinlenme ihtimaliniz yüksektir.

Uzmanlar, dinlemelere karşı telefonunuzu sürekli olarak format atmanız gerektiğini söylüyor.

Yani, her sabah ‘Fabrika ayarlarına dön’ seçeneğini tercih ederek telefonunuzun casus yazılım tarafından dinlenmesini önleyebilirsiniz.

Telefonunuzu 1 saat boyunca masaya bırakın. Sonra elinizde tutun. Eğer sıcaklık hissediyorsanız, bu telefonunuzun dinlendiğini gösterir.

Bunu gün içinde birkaç saat sonra tekrarlayın. Sonuç aynı ise, yüzde 100 dinleniyorsunuz.

Telefonunuzdaki cızırtı ve yankı sesleri, dinlenme ihtimalinizi güçlendiren farklılıklar.

Bu gibi durumlarda telefonunuzu kapatın ve bataryayı birkaç dakika çıkartın.